“Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.” The Truman Show

“Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.” The Truman Show

“Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler.” sözü, sıradan bir vedanın içine saklanmış derin bir yaşam farkındalığını taşır. The Truman Show filminde geçen bu cümle, ilk bakışta sıcak ve alışılmış bir selam gibi görünse de aslında hayatın belirsizliğine dair güçlü bir mesaj verir. İnsan çoğu zaman sevdikleriyle yeniden görüşeceğini düşünerek yaşar. Bu yüzden bazı sözleri erteler, teşekkür etmeyi unutur ya da sevgisini göstermeyi sonraya bırakır. Oysa hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemez. Belki de yaşamın en değerli tarafı, sıradan görünen anların aslında bir daha tekrarlanmayabilecek olmasıdır. Bu farkındalık, insan ilişkilerine daha dikkatli, daha samimi ve daha bilinçli yaklaşmamızı sağlar.

Bu sözden ilham alarak günlük yaşamda uygulayabileceğimiz anlamlı bir öneri şudur: Yakınınızdaki insanlarla vedalaşırken bunu otomatik bir alışkanlık gibi değil, gerçekten hissederek yapmayı deneyin. Küçük bir tebessüm, samimi bir “kendine dikkat et” ya da içten bir teşekkür cümlesi bazen düşündüğümüzden çok daha büyük izler bırakabilir. Çünkü insanlar çoğu zaman büyük konuşmaları değil, içten hissettikleri küçük anları hatırlar. Sevgi çoğu zaman büyük gösterilerde değil, günlük hayatın içindeki küçük ama gerçek davranışlarda görünür olur. Hayatın hızında kaybolurken, değer verdiğimiz insanlara bunu hissettirmeyi ihmal etmemek gerekir.

Bunu hayatın içinde sık sık yaşarız. Bir dostumuzla yaptığımız sıradan bir konuşmanın son görüşme olduğunu sonradan öğrenebiliriz. Ya da yıllar sonra hafızamızda kalan şeyin büyük olaylar değil, bir insanın bize söylediği sıcak bir cümle olduğunu fark edebiliriz. Çünkü insan ilişkileri çoğu zaman küçük anların toplamından oluşur. Bu yüzden sevgiyi, ilgiyi ve güzel sözleri ertelememek önemlidir. Hayatın ne zaman yön değiştireceğini bilemeyiz; ama bugün söylediğimiz samimi bir söz, bir insanın kalbinde uzun yıllar yaşamaya devam edebilir.


The Truman Show About

The Truman Show (1998) yönetmenliğini Peter Weir’in yaptığı, başrolünde Jim Carrey’nin yer aldığı Amerikan yapımı dramatik bilim kurgu filmidir. Film, doğduğu andan itibaren hayatı dev bir televizyon şovuna dönüştürülen Truman Burbank adlı karakterin gerçeği fark etmeye başlamasını konu alır. Medya, özgür irade, gerçeklik algısı ve insanın kendi yaşamını sorgulaması gibi temaları işleyen yapım, sinema tarihinin en etkileyici filmlerinden biri kabul edilmektedir. Özellikle final sahnesindeki bu replik, filmin unutulmaz sözleri arasında yer almış ve yıllar boyunca kültürel bir simge haline gelmiştir.


The Truman Show


Motivational Videos

The 10 Best Developmental Movies to Watch on Netflix

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *