“The things we know best are what we didn't learn in school.” Luc de Clapiers

“The things we know best are what we didn't learn in school.” Luc de Clapiers

Luc de Clapiers’in bu sözü, eğitimin yalnızca okul sıralarında edinilen bilgilerden ibaret olmadığını hatırlatır. Okul bize önemli bir temel kazandırır; düşünmeyi, araştırmayı ve farklı alanlarda bilgi edinmeyi öğretir. Ancak hayatın içinde karşılaştığımız insanları anlamak, başarısızlıklarla baş etmek, doğru kararlar vermek ve duygularımızı yönetmek gibi pek çok beceriyi deneyimleyerek geliştiririz. Kitaplardan öğrenmekle hayatın içinde öğrenmek arasında önemli bir fark vardır: Bir bilgiyi zihnimizde anlamak başka, onu kendi yaşamımızda sınamak ve sonuçlarını görmek başkadır. Bazen yıllarca öğrendiğimiz teorik bilgilerden daha kalıcı bir ders, yaptığımız tek bir hatadan ya da yaşadığımız zor bir deneyimden gelir. Luc de Clapiers’in sözünü bu açıdan değerlendirdiğimizde, asıl meselenin okulda öğrenilenleri küçümsemek değil, öğrenmenin hayat boyu devam eden bir süreç olduğunu fark etmek olduğunu görürüz.

Bu sözden ilham alarak günlük yaşamda uygulayabileceğimiz bir öneri var: Her akşam, gün içinde yaşadığımız bir olaydan ne öğrendiğimizi birkaç cümleyle yazalım. Bu olay büyük bir başarı ya da önemli bir dönüm noktası olmak zorunda değil. Bir konuşmada kendimizi daha iyi ifade edememiş, bir kararımızın sonucundan memnun kalmamış veya bir başkasının davranışı sayesinde yeni bir şey fark etmiş olabiliriz. Kendimize şu soruyu soralım: “Bugün yaşadığım bu olay bana kendim, başkaları ya da hayat hakkında ne öğretti?” Ardından çıkardığımız dersi ve gelecekte uygulayabileceğimiz küçük bir değişikliği not edelim. Bu alışkanlık, deneyimlerimizi yalnızca yaşayıp geride bırakmamamızı, onları kişisel gelişimimize katkı sağlayan birer öğrenme fırsatına dönüştürmemizi kolaylaştırır.

Örneğin, iş yerinde bir arkadaşımızla yaşadığımız anlaşmazlığı düşünelim. İlk anda kendimizi haklı görüp karşı tarafı suçlayabiliriz. Ancak olayın ardından sakinleşip kendi tutumumuzu değerlendirdiğimizde, dinlemeden yanıt verdiğimizi veya düşüncemizi yeterince açık ifade etmediğimizi fark edebiliriz. Bu farkındalık, sonraki bir anlaşmazlıkta daha dikkatli davranmamıza yardımcı olur. Benzer biçimde, başarısız olduğumuz bir girişim bize planlama yapmayı, sabırlı olmayı ya da gerektiğinde yardım istemeyi öğretebilir. Elbette her deneyim kendiliğinden bilgelik kazandırmaz; yaşadıklarımız üzerinde düşünmemiz ve gerektiğinde davranışlarımızı değiştirmemiz gerekir. Luc de Clapiers’in sözü bize şunu hatırlatır: Hayat, doğru değerlendirdiğimizde en etkili öğretmenlerimizden biridir; önemli olan yalnızca yaşamak değil, yaşadıklarımızdan öğrenerek gelişmektir.


Luc de Clapiers Kimdir?

Luc de Clapiers, daha çok Marquis de Vauvenargues adıyla tanınan Fransız ahlak düşünürü ve yazarıdır. Vauvenargues (1715-1747), insan karakteri, erdem, irade ve yaşam deneyimi üzerine kaleme aldığı özdeyişler ve düşünsel eserleriyle Fransız edebiyatında iz bırakmıştır. Genç yaşlarında askerlik yapan ve sağlık sorunları nedeniyle askerî kariyerini bırakan Vauvenargues, kısa yaşamının ardından düşüncelerini yazıya dökmeye yönelmiştir. 1746 yılında yayımlanan Introduction à la connaissance de l’esprit humain (İnsan Zihnini Tanımaya Giriş) adlı eseri, insan doğası ve ahlaki yargılar üzerine görüşlerini ortaya koyar. Özlü anlatımı ve insan davranışlarına yönelik gözlemleriyle tanınan Vauvenargues, Fransız özdeyiş geleneğinin önemli isimleri arasında kabul edilir.


Eğitim ve Öğretimle İlgili En İyi Özlü Sözler

Personal Development Quotations

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *