“They were beaten, we were not destroyed. They swore, we were not destroyed. They tortured us, we were not destroyed. They applauded, they praised, we collapsed.” Henrik Ibsen
“Dövdüler, yıkılmadık. Sövdüler, yıkılmadık. İşkence ettiler, yıkılmadık. Alkışladılar, övdüler, yıkıldık.” sözüyle Henrik Ibsen, insan psikolojisinin çoğu zaman fark edilmeyen bir gerçeğine işaret eder: İnsan, çoğu zaman eleştirilerle değil övgünün yarattığı rehavetle zayıflar. Zorluklar, dışlanma ya da mücadele dönemleri bizi diri tutar; çünkü savunma mekanizmalarımız çalışır, gelişmeye devam ederiz. Ancak alkış başladığında tehlike görünmez hale gelir. Başarı sarhoşluğu, kişinin kendini sorgulama becerisini köreltir. Kişisel gelişim açısından bakıldığında bu söz, dış dünyanın tepkilerinin değil, o tepkilere verdiğimiz içsel anlamın karakterimizi belirlediğini anlatır. Ibsen’in vurguladığı şey şudur: İnsan bazen darbelerle değil, konforla sınanır.
Bu sözden ilhamla günlük hayatta uygulanabilecek pratik öneri şudur: “Övgü filtresi” geliştirmek. Bir başarı elde ettiğinizde ya da takdir gördüğünüzde kendinize şu soruyu sorun: “Bugün beni alkışlayan şey, yarın beni geliştirmeye devam edecek mi?” Bu soru, egonun sessizce büyümesini engeller ve öğrenme zihniyetini korur. İş hayatında terfi aldığınızda, sosyal çevrede takdir gördüğünüzde ya da bir hedefe ulaştığınızda kısa bir öz değerlendirme yapmak, motivasyonunuzu sürdürülebilir hale getirir. Çünkü gerçek güç, eleştiriler karşısında ayakta kalmak kadar, övgü karşısında da dengede kalabilmektir.
Günlük yaşamdan bir örnek düşünelim: Uzun süre emek vererek başarılı olan bir sporcu, zirveye ulaştıktan sonra antrenman disiplinini gevşettiğinde performansı hızla düşebilir. Aynı durum kariyer, ilişkiler ve kişisel gelişim için de geçerlidir. Mücadele döneminde bizi ayakta tutan şey çaba iken, başarı döneminde bizi ayakta tutacak olan şey bilinçtir. Alkışlar güzel bir yakıt olabilir ama direksiyonu ele geçirdiğinde yönümüzü kaybettirir. Asıl dayanıklılık, zor zamanlarda direnmek değil; iyi zamanlarda kendimizi kaybetmemeyi başarabilmektir.
Henrik Ibsen Kimdir?
Henrik Ibsen (1828–1906) Norveçli oyun yazarı ve tiyatro yönetmenidir. Modern tiyatronun kurucularından biri kabul edilen Ibsen, bireyin toplumla çatışmasını, ahlaki ikilemleri ve insan psikolojisini derinlikli biçimde ele alan eserleriyle tanınır. Bir Bebek Evi . Hedda Gabler gibi oyunlarıyla toplumsal normları sorgulamış, realizm akımının tiyatrodaki en güçlü temsilcilerinden biri olmuştur. Eserlerinde insanın iç dünyasını ve toplumsal baskılar karşısındaki duruşunu irdeleyerek dünya edebiyatında kalıcı bir etki bırakmıştır.
Bu sözü daha iyi içselleştirmek adına sizin için seçtiğimiz şu kısa videoya göz atın. Motivasyonunuzu tazelemek ve kişisel gelişim için harika bir kaynak.
Farklı Kategorilerde En İyi Özlü Sözler
- Best Motivational Quotes
- En İyi Özgüven Sözleri
- En İyi Cesaret Sözleri
- En İyi Kararlılık Sözleri
- En İyi Başarı Sözleri
- En İyi Çalışkanlık Sözleri
- Best Personal Development Quotes
- En İyi Mutluluk Sözleri
- En İyi Umut Sözleri
- En İyi Özgürlük Sözleri
- En İyi Düş ve Hayal Sözleri
- En İyi Zenginlik ve Para Sözleri
- En İyi Eğitim ve Öğretim Sözleri
- En İyi Girişimcilik Sözleri
- En İyi Bilim ve Bilgelik Sözleri
- En İyi Yaratıcılık Sözleri
- En İyi Film Replikleri
- En İyi Seçim ve Karar Sözleri
- En İyi Değişim Sözleri
- En İyi Sevgi ve Aşk Sözleri



