“In every walk with nature, one gets much more than what one seeks.” John Muir

“In every walk with nature, one gets much more than what one seeks.” John Muir

Kar taneleri doğadaki en kırılgan şeylerdendir; ama bir araya geldiklerinde bakın neler yapabiliyorlar.” Vesta Kelly

John Muir’in bu sözü, doğada yürümeyi yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek olarak görmememiz gerektiğini anlatır. Doğayla kurduğumuz temas, zihnimizin gürültüsünü azaltırken bize kendimizi yeniden duyabileceğimiz bir alan açar. Bir ormanda yürürken yalnızca ağaçları, kuşları ve gökyüzünü görmeyiz; çoğu zaman günlük hayatın telaşı içinde fark edemediğimiz düşüncelerimizle, duygularımızla ve ihtiyaçlarımızla da karşılaşırız. Belki doğaya bir sorunun cevabını bulmak için gideriz, fakat dönüşte yanımıza yalnızca bir cevap değil; dinginlik, yeni bir bakış açısı, enerji ve bazen de hiç aramadığımız bir farkındalık alırız. John Muir’in doğa ve insan ilişkisine dair bu yaklaşımı, doğanın yalnızca dışımızda bulunan bir güzellik değil, iç dünyamızı da besleyen güçlü bir kaynak olduğunu hatırlatır.

Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz tek bir pratik öneri şudur: Haftada en az bir kez, telefonunuzu mümkün olduğunca geride bırakarak 30 dakikalık bir doğa yürüyüşü yapın. Bu yürüyüşü spor yapmak ya da belirli bir mesafeyi tamamlamak için değil, çevrenizi gerçekten fark etmek için gerçekleştirin. Ağaçların hareketine, kuşların sesine, toprağın kokusuna ve bulunduğunuz ortamın sessizliğine dikkat edin. Zihniniz bir süre sonra günlük sorunlara yeniden dönse bile onu zorla susturmaya çalışmayın; yalnızca yürümeye devam edin. Bazen zihnimizin ihtiyacı yeni bir cevap değil, cevapları daha berrak görebileceği bir sessizliktir.

Örneğin önemli bir karar vermeye çalıştığınız bir dönemde olduğunuzu düşünelim. Günler boyunca aynı soruyu zihninizde döndürmüş, farklı insanlara danışmış ve yine de netleşememiş olabilirsiniz. Bir sabah yakınınızdaki bir parkta, ormanda ya da sahil yolunda yürümeye başladığınızda önce hiçbir şey değişmeyebilir. Fakat bir süre sonra zihninizdeki düşünceler yavaşlar ve daha önce birbirine karışan seçenekleri farklı bir gözle değerlendirmeye başlarsınız. Belki kararınız değişmez; fakat kararınıza bakış biçiminiz değişir. John Muir’in hayatı boyunca doğayı gözlemlemesi, keşfetmesi ve koruma düşüncesini savunması da doğanın insan üzerindeki bu dönüştürücü etkisine duyduğu inancın güçlü bir yansımasıdır. Doğada attığımız her adım, bazen aradığımız yere değil, kendimize biraz daha yaklaşmamızı sağlar.


John Muir Kimdir?

John Muir (1838-1914) İskoç asıllı Amerikalı doğa bilimci, yazar, gezgin ve doğa koruma öncüsüdür. İskoçya’da doğan Muir, genç yaşta ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş ve yaşamının büyük bölümünü doğayı keşfetmeye adamıştır. Özellikle Yosemite Vadisi ve Sierra Nevada üzerine yaptığı çalışmalar ve yazılarıyla tanınmış, doğal alanların korunması için güçlü bir kamuoyu oluşturmuştur. 1892 yılında Sierra Club’ın kuruluşunda öncü rol üstlenen Muir, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki modern doğa koruma hareketinin gelişmesinde önemli bir isim olmuştur. Doğaya ilişkin gözlemlerini yalnızca bilimsel bilgiler olarak değil, insanın ruhsal ve düşünsel dünyasını zenginleştiren deneyimler olarak da aktarmıştır.


Personal Development Quotations

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *