“You can travel the whole world; but you have to go back to yourself.” Jiddu Krishnamurti

“You can travel the whole world; but you have to go back to yourself.” Jiddu Krishnamurti

Dünyayı gezebilir, farklı kültürlerle tanışabilir, yeni insanlar ve düşüncelerle karşılaşabiliriz. Her yolculuk bize yeni deneyimler kazandırırken hayata bakışımızı da değiştirebilir. Ancak bütün bu keşiflerin sonunda kendimizle baş başa kalmaya devam ederiz. Jiddu Krishnamurti’ye atfedilen bu söz, insanın dış dünyayı keşfetmesi kadar kendi iç dünyasını anlamasının da önemli olduğunu hatırlatır. Bazen mutluluğu uzaklarda, başarıyı başkalarının takdirinde, huzuru ise koşulların değişmesinde ararız. Oysa kendimizi tanımadan nereye gidersek gidelim, aynı korkuları, beklentileri ve iç çatışmaları yanımızda taşıyabiliriz. Kendimize dönmek, dünyadan uzaklaşmak değil; davranışlarımızı, duygularımızı, değerlerimizi ve seçimlerimizi anlamaya çalışmaktır. Çünkü kendimizi tanımadan yaptığımız yolculuklar bize yeni yerler gösterebilir, ancak içimizdeki sorulara her zaman cevap veremez.

Bu düşünceden ilham alarak günlük yaşamımızda kendimize küçük bir alan açabiliriz: Her günün sonunda on dakika boyunca sessizce oturup kendimize şu soruyu soralım: “Bugün yaptıklarımın ne kadarı gerçekten benim isteklerimi ve değerlerimi yansıtıyordu?” Bu süre içinde gün boyunca hissettiklerimizi, bizi mutlu eden olayları ve huzursuzluk yaratan durumları yargılamadan gözden geçirelim. Başkalarının bizden beklentileriyle kendi ihtiyaçlarımızı birbirinden ayırmaya çalışalım. Amacımız kendimizi eleştirmek veya hemen değiştirmek değil, kendimizi daha açık ve dürüst bir biçimde tanımaktır. Çünkü farkındalık, çoğu zaman değişimin ilk adımıdır. Kendimizi dinlemeye başladığımızda hangi yönde ilerlemek istediğimizi de daha iyi anlayabiliriz.

Örneğin, mesleğinde başarılı olduğu hâlde kendini mutsuz hisseden birini düşünelim. Daha yüksek bir konuma ulaşmanın ya da daha fazla kazanmanın kendisini mutlu edeceğine inanarak sürekli yeni hedeflerin peşinden koşabilir. Ancak bir gün durup kendine ne istediğini sorduğunda, asıl ihtiyacının daha fazla başarı değil, ailesine ve kendine daha çok zaman ayırmak olduğunu fark edebilir. Böyle bir farkındalık, hedeflerini ve önceliklerini yeniden değerlendirmesine yardımcı olabilir. Elbette kendimize dönmek bütün cevapları bir anda bulacağımız anlamına gelmez; bazen yeni sorularla karşılaşır, bazen de kendimiz hakkında bildiklerimizi yeniden düşünürüz. Jiddu Krishnamurti’nin bu sözü bize, yaşam yolculuğunun yalnızca dış dünyada değil, iç dünyamızda da sürdüğünü hatırlatır. Nereye gidersek gidelim kendimizden uzaklaşamayız; bu yüzden hayatı gerçekten keşfetmenin yollarından biri, kendimizi anlamaya cesaret etmektir.


Jiddu Krishnamurti Kimdir?

Jiddu Krishnamurti (1895-1986), Hindistan doğumlu düşünür, konuşmacı ve yazardır. İnsan bilinci, özgürlük, korku, ilişkiler ve kendini tanıma konularındaki görüşleriyle tanınır. Gençliğinde kendisine atfedilen ruhani liderlik rolünü reddederek herhangi bir inanç sistemine veya otoriteye bağlı kalmadan gerçeğin araştırılması gerektiğini savunmuştur. İnsanların hazır düşünceleri sorgulamadan kabul etmek yerine kendi zihinlerini, koşullanmışlıklarını ve davranışlarını gözlemlemelerini önemsemiştir. İlk ve Son Özgürlük . Kendini Bilmek başlıklı eserleriyle tanınan Krishnamurti, düşüncelerini dünyanın farklı yerlerinde yaptığı konuşmalarla geniş kitlelere ulaştırmıştır.


Personal Development Quotations

Quotations on Science and Wisdom

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *