Cesaret Edemediğimiz Şeyler

Cesaret Edemediğimiz Şeyler

“Actually, what we do not dare because it is difficult is difficult because we do not dare.” Seneca

Seneca’nın bu sözü, zorluğun çoğu zaman dış koşullardan değil, içimizde büyüttüğümüz korkulardan beslendiğini net bir şekilde ortaya koyar. Biz bir şeye “zor” dediğimizde, aslında çoğu zaman onun kendisinden çok, onda başarısız olma ihtimaliyle yüzleşmekten çekiniriz. Cesaret etmediğimiz her an, zihnimiz o şeyi biraz daha karmaşık, biraz daha aşılmaz hale getirir. Oysa gerçek şudur: Zorluk çoğu zaman bir neden değil, bir sonuçtur. Biz geri durdukça, korku güçlenir; biz adım attıkça ise küçülür.

Günlük hayatta bunu en net, ertelediğimiz kararlar üzerinden görürüz. Yeni bir işe başlamak, bir ilişkiyi bitirmek, uzun süredir içimizde tuttuğumuz bir fikri dile getirmek… Hepsi ilk bakışta “çok zor” görünür. Ama çoğu zaman zor olan şey, o ilk adımı atmaktır. Örneğin siz uzun süredir değiştirmek istediğiniz bir işte kalıyorsanız, işin kendisi değil; belirsizlikle yüzleşme düşüncesi sizi durduruyor olabilir. İlk başvuruyu yaptığınızda ya da biriyle bu konuyu konuştuğunuzda fark edersiniz ki, o dev gibi görünen duvar aslında bir eşikten ibarettir.

İşte tam bu noktada kendimize şunu hatırlatmamız gerekir: Cesaret, korkunun yokluğu değildir; korkuya rağmen hareket edebilmektir. Biz bir şeyi yapmaya karar verdiğimiz anda, zihnin “zor” etiketi yavaş yavaş çözülmeye başlar. Küçük adımlar büyük cesaretler doğurur. Bugün sizi en çok zorlayan şeyi düşünün ve kendinize sorun: “Bu gerçekten zor mu, yoksa ben mi henüz adım atmadım?” Çünkü hayat çoğu zaman, cesareti bekleyen kolaylıklarla doludur.


Cesaret Özlü Sözleri

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *