“Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin; ama sonunda sevgi sana başka bir surette geri dönecek.” Franz Kafka

“Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin; ama sonunda sevgi sana başka bir surette geri dönecek.” Franz Kafka

Franz Kafka’ya atfedilen bu söz, sevmenin beraberinde kaybetme ihtimalini de taşıdığını, ancak yaşadığımız kayıpların sevginin bütün izlerini silmediğini anlatır. Hayatımız boyunca sevdiğimiz insanlardan ayrılabilir, değer verdiğimiz şeyleri yitirebilir ya da bir zamanlar bizi mutlu eden koşulların değişmesine tanık olabiliriz. Bu deneyimler canımızı yaksa da sevginin anlamı yalnızca birine veya bir şeye sahip olmakla sınırlı değildir. Sevgi, hayatımızdan çıkanlarla birlikte bütünüyle yok olmak yerine, anılarımızda, öğrendiklerimizde ve başkalarına yaklaşımımızda yaşamayı sürdürebilir. Bazen bir ayrılıktan sonra daha anlayışlı olur, bazen yaşadığımız bir kayıp sayesinde sevdiklerimizin değerini daha derinden kavrarız. Sevginin başka bir surette geri dönmesi, kaybettiklerimizin mutlaka geri geleceği anlamına değil, sevme kapasitemizin yeni biçimlerde hayat bulabileceğine işaret eder.

Bu sözden günlük hayatımız için çıkarabileceğimiz pratik bir öneri var: Sevdiğiniz birini veya bir şeyi düşündüğünüzde, ona duyduğunuz sevgiyi bugün hangi küçük davranışla yaşatabileceğinizi belirleyin. Uzakta olan bir yakınınızı arayabilir, hayatınızdan ayrılmış birinin size kazandırdığı güzel bir özelliği hatırlayabilir ya da geçmişte gördüğünüz iyiliği başka birine gösterebilirsiniz. Böylece sevgiyi yalnızca geçmişte yaşanmış bir duygu olarak görmekten çıkarıp bugünün içinde var edebilirsiniz. Elbette hiçbir davranış kaybın acısını bir anda ortadan kaldırmaz; bazı ayrılıkların yasını tutmak için zamana ihtiyacımız vardır. Ancak sevginin bize kattıklarını yaşatmak, kaybın içinde bile anlam bulmamıza yardımcı olabilir.

Örneğin çok sevdiği bir öğretmenini yıllar önce kaybeden birini düşünelim. Öğretmeninin kendisine duyduğu güveni ve cesaret veren sözlerini hatırladıkça, bugün zorlanan genç bir çalışma arkadaşına destek olmaya karar verir. Öğretmeni geri gelmemiştir; aralarındaki ilişki de eskisi gibi sürdürülemez. Buna rağmen ondan gördüğü sevgi, başka bir insanın yaşamına dokunan bir davranışta yeniden ortaya çıkar. Hayatımızdaki her kayıp böyle anlamlı bir dönüşümle sonuçlanmayabilir; fakat sevgiyle yaşadığımız deneyimler, bizde bıraktıkları izlerle varlığını sürdürebilir. Sevdiğimiz her şeyi sonsuza dek yanımızda tutamayız; ama sevginin bize öğrettiklerini yaşatarak onun hayatımızdaki yolculuğunu sürdürebiliriz.


Franz Kafka Kimdir?

Franz Kafka (1883-1924) Almanca yazan Bohemyalı romancı ve öykü yazarıdır. Prag’da, o dönemde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Eserlerinde yabancılaşma, yalnızlık, suçluluk, otorite ve bireyin anlaşılması güç bir dünyada kendine yer bulma çabası gibi temaları işlemiştir. Dönüşüm, Dava ve Şato en tanınmış eserleri arasındadır. Kafka, yaşamı boyunca eserlerinin yalnızca bir bölümünü yayımlamış; ölümünden sonra yakın arkadaşı Max Brod’un yayıma hazırladığı metinlerle dünya edebiyatında büyük bir etki yaratmıştır. 3 Haziran 1924’te, 40 yaşındayken verem nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Eserleri, insanın iç dünyasını ve varoluşsal kaygılarını kendine özgü bir anlatımla ele alması bakımından çağdaş edebiyatın önemli kaynakları arasında kabul edilir.

Aşkın Motivasyon: Aşkın Motivasyon Gücü

Hayatta İki Şey Öğrendim

Aşk ve Sevgi Sözleri

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir