İçinden Ne Geçiyor?

İçinden Ne Geçiyor? Bu soru hem mecazi hem de gerçek anlamda işlenmiş güçlü bir koçluk ifadesidir. Kendimizi nasıl ifade edebiliriz?

İçinden Ne Geçiyor?

“İçinden ne geçiyor?” Bu soru hem mecazi hem de gerçek anlamda işlenmiş güçlü bir koçluk ifadesidir. Bunu, bir şeyin içinden “akması”, yol bulması gibi düşünebilirsin; tıpkı çatal iğneden geçen bir iplik gibi… Ya da “yoğunluk”, “gürültü”, “karmaşa” içinde bile içinden geçen bir şeyin dışa vurulması gibi; Bangkok’taki bir pazar yerinden geçen tren gibi hayal edebilirsin. Her biri, kendini ifade etme kavramını simgeleyen çarpıcı metaforlardır.

youtube.com/tayfuntopaloglu

instagram.com/drtayfuntopaloglu

Kendini ifade etmek; duygusal boşalım ve öz-düzenlemenin birleşimidir. Psikolojide buna emotional expression veya emotional disclosure denir. Araştırmalar gösteriyor ki duygularını bastıran bireylerde:

  • Stres seviyesi artıyor,
  • Bağışıklık sistemi zayıflıyor,
  • Kaygı ve depresyon riski yükseliyor.

İfade etmek, kimliğin bir parçasıdır. Carl Rogers gibi hümanist psikologlara göre, bireyin gerçek benliğiyle temas kurabilmesi için önce kendini ifade edebilmesi gerekir. İfade etmek, insanın “Ben buradayım” deme biçimidir.

İfade edememek, içe dönük bir şiddettir. Bastırılan duygular, dışarı çıkmadığında ya başkalarına pasif-agresif şekilde yansır ya da kişinin kendine zarar vermesine neden olabilir. Bu yüzden ifade etmek, sadece bir hak ya da iletişim amaçlı bir söylem değil, aynı zamanda yaşamsal bir psikolojik ihtiyaçtır.

Kendini ifade etmek, ruhunun nefes almasıdır.
Bastırılan her duygu, bedeninde bir yer tutar.
Konuş, yaz, çiz, dans et… ama bir yolunu mutlaka bul.
İçinden geçenleri sakın içinde tutma.
Çünkü sen, ancak kendini ifade edebildiğin kadar gerçeksin.

Kendini Nasıl İfade Edebilirsin?

Kendini ifade etmenin yolları saymakla bitmez. Kimimiz duygularını kelimelere döker, kimimiz renklere, ritme, harekete… Sanat, müzik, edebiyat, dans ya da spor gibi alanlar, duyguların dışa taşması için eşsiz kanallar sunar. Bu alanlarla ilgilenmek, sadece duygusal bir boşalım değil; aynı zamanda içsel uyumu, odaklanmayı ve ruhsal iyilik halini de destekler.

Yaratıcılık, bir lüks değil; ruhun gelişimi için bir ihtiyaçtır. Kendini ifade etmek, sadece içindekileri anlatmak değil, aynı zamanda onları dönüştürmek, yeniden anlamlandırmak ve başkalarına ilham vermektir. Her çizgi, her adım, her nota; içinden geçenlerin şekil bulmuş hâlidir. Unutmayalım ki,  ne hissettiğini anlamak, kendini tanımanın; onu ifade etmekse, kendini inşa etmenin yoludur.

Kendini ifade etmenin en etkili yollarından biri de yazmaktır. Dr. James Pennebaker’in “Expressive Writing” olarak adlandırdığı teknik, kişinin bastırılmış duygularını ve yaşadığı olayları anlamlandırması için güçlü bir araçtır. Pennebaker, katılımcılardan yalnızca 4 gün boyunca, günde 15-20 dakika boyunca kendilerini “en çok etkileyen duygusal deneyimlerini” kesintisiz ve sansürsüz yazmalarını ister. Bu kısa uygulama bile bağışıklık sistemini güçlendirmiş, stres düzeylerini düşürmüş ve psikolojik iyilik halini artırmıştır. Onun önerdiği temel cümle ise şudur: “Yazın, ama sizi yargılayacak biri varmış gibi değil; sadece içinizden nasıl geçiyorsa öyle yazın.”

Bugün kendinle baş başa kalıp sadece 15 dakika, yaşadığın yoğun bir deneyimi kâğıda dökmeni istiyorum. Yazarken cümleleri düzeltme, ne yazdığın üzerine düşünme, sadece yaz. İçinde ne varsa dışarıya dök. Belki de bu, ruhuna uzun zamandır verdiğin ilk nefes olabilir.

Tayfun Topaloğlu

 

Kaynakça: Pennebaker, J. W., & Smyth, J. M. (2016). Opening up by writing it down: How expressive writing improves health and eases emotional pain (3rd ed.). New York, NY: Guilford Press.


Motivasyon Videoları

Stres Yönetimi: Stresle Baş Etmenin Etkin Yolları

Dijital Detoks Rehberi: Teknoloji Bağımlılığına Bilimsel Çözümler

Zekayı Geliştiren Bilimsel Yöntemler

Otofaji: Sağlığın Mucizevi Kaynağı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir