Lahana 🙂
Efsane Adam / The World’s Fastest Indian (2005) filminden efsane bir replik.
“Eğer hayallerinin peşinden gitmezsen, bir sebzeden farkın kalmaz.”
The World's Fastest Indian filminde Burt Munro karakterinin söylediği bu söz, hayatı yalnızca olduğu haliyle sürdürmek ile ona kendi istediğimiz yönde bir anlam katmak arasındaki farkı çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Her insanın içinde gerçekleştirmek istediği bir şeyler vardır; kimi zaman büyük bir hedef, kimi zaman yıllardır ertelediği küçük bir düş… Fakat hayal kurmak tek başına yeterli değildir. Bir hayal, bizi bulunduğumuz yerden kaldırıp harekete geçirmeye başladığında gerçek bir anlam kazanır. Çünkü insan yalnızca günü tamamlamak için değil, bir şeyleri merak etmek, istemek, üretmek ve gerçekleştirmek için de yaşar. Buradaki “sebze” benzetmesi elbette yaşamın değerini küçümsemek için değil; kendi seçimini yapmadan, merak etmeden ve harekete geçmeden sürüklenen bir hayatın ne kadar edilgenleşebileceğini anlatmak için kullanılıyor.
See this post on Instagram
Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz pratik öneri, uzun zamandır ertelediğimiz tek bir hayali seçip onun için bugün mutlaka bir başlangıç yapmaktır. Hayalin büyüklüğünün önemi yok. Bir kitap yazmak istiyorsak ilk sayfayı açabilir, yeni bir şehir görmek istiyorsak araştırmaya başlayabilir, kendi işimizi kurmak istiyorsak ilk iş planını hazırlayabiliriz. Kendimize “Bir gün yapacağım.” demek yerine “Bugün bunun için ne yapabilirim?” diye soralım. Çünkü hayaller çoğu zaman gerçekleşeceği günü bekleyen şeyler değildir; bizim onlara ayırdığımız zaman ve emek ölçüsünde gerçeğe yaklaşırlar. Büyük hedeflerin karşısında cesaretimizi kaybetmemek için hedefi küçültelim, fakat hareket etmeyi ertelemeyelim.
Günlük yaşamda bunun güzel bir örneğini, yıllardır müzikle ilgilenmek isteyen ancak “Artık çok geç.” düşüncesiyle gitar almaya bile yanaşmayan bir insan üzerinden düşünebiliriz. Bir gün bu düşünceyi değiştirmeye karar verip bir gitar edinir ve her akşam yalnızca yirmi dakika çalışmaya başlar. İlk günlerde parmakları ağrıyabilir, istediği sesleri çıkaramayabilir ve kendisini beceriksiz hissedebilir. Fakat birkaç ay sonra eskiden yalnızca hayal ettiği bir şeyi gerçekten yapabildiğini görür. Belki hiçbir zaman profesyonel bir müzisyen olmayacaktır; buna rağmen hayatına kendisine ait bir heyecan ve üretme alanı kazandırmıştır. Çünkü hayalin değeri yalnızca sonuca ulaştığımızda ortaya çıkmaz; onun peşinden giderken hayatımıza kattığı canlılık da başlı başına değerlidir. Hayallerimizin peşinden gitmek, mutlaka büyük bir başarı kazanmak değil; kendi hayatımıza seyirci kalmamayı seçmektir.
Burt Munro Kimdir?
Burt Munro (1899-1978) Yeni Zelandalı motosiklet yarışçısı ve motosikletini kendi imkânlarıyla geliştiren sıra dışı bir ustadır. Hayatının merkezinde, yıllar boyunca üzerinde çalıştığı 1920 Indian Scout motosikleti bulunuyordu. Makinenin parçalarını yalnızca hazır ürünlerle sınırlamayan Munro, motosikletini performansını artıracak biçimde kendi atölyesinde dönüştürdü ve bu uğraşı ileri yaşlarında da sürdürdü. Bonneville Tuz Çölü’ndeki hız denemeleri onun adını dünya motosiklet tarihine taşıdı; 1962, 1966 ve 1967 yıllarında 1.000 cc altı kategorilerde dünya hız rekorları kırdı. Özellikle 1967’de elde ettiği derece, Munro’nun yıllarca süren kişisel uğraşının en görünür sonuçlarından biri oldu.
Munro’nun hikâyesini ilginç kılan yalnızca ulaştığı hız değildi. Sınırlı maddi imkânlarla, kendi yöntemlerini geliştirerek ve yaşının getirdiği koşullara rağmen hedefinin peşinden gitmesi, onu sıradan bir yarışçının ötesine taşıdı. Onun yaşamı daha sonra Roger Donaldson tarafından sinemaya uyarlandı ve 2005 yapımı The World's Fastest Indian filminde Anthony Hopkins tarafından canlandırıldı. Filmde duyduğumuz “hayallerinin peşinden git” düşüncesi de bu nedenle hikâyenin ruhuyla güçlü bir bağ kuruyor; ancak bunu gerçek Munro’nun tarihsel bir sözüyle aynı şey olarak değerlendirmemek gerekir.
En Yeni Motivasyon Videoları


