“The true function of man is not to exist, but to live. I won't waste my days trying to lengthen them. I will use my time.” Jack London

“The true function of man is not to exist, but to live. I won't waste my days trying to lengthen them. I will use my time.” Jack London

Bazen günlerimizi bir şeyleri yetiştirmeye, sorumluluklarımızı tamamlamaya ve gelecekte daha iyi bir yaşam kurmaya çalışarak geçiririz. Sürekli bir yerlere yetişirken içinde bulunduğumuz anın güzelliklerini fark etmeyi, sevdiklerimizle zaman geçirmeyi ve gerçekten ne istediğimizi düşünmeyi erteleyebiliriz. Jack London’a atfedilen bu söz, yaşamın değerini yalnızca ne kadar uzun sürdüğüyle değil, nasıl yaşandığıyla değerlendirmemiz gerektiğini hatırlatır. Elbette sağlığımızı korumak ve yaşam süremizi uzatmak için çaba göstermek değerlidir. Ancak uzun bir yaşam sürmekle dolu dolu yaşamak aynı şey değildir. Önemli olan yalnızca takvimde kaç günümüzün olduğu değil, sahip olduğumuz günlerin ne kadarını anlamlı deneyimlerle doldurabildiğimizdir. Zaman, biriktirebileceğimiz bir servet değil, kullandıkça yaşamımıza anlam katabileceğimiz sınırlı bir kaynaktır.

Peki, zamanımızı daha bilinçli kullanmak için günlük yaşamımızda ne yapabiliriz? Her sabah kendimize şu soruyu soralım: “Bugün, günün sonunda iyi ki yapmışım diyeceğim şey ne olabilir?” Bu sorunun yanıtı mutlaka büyük bir hedef olmak zorunda değildir. Uzun zamandır aramadığımız bir dostumuzu aramak, ailemizle dikkatimizi dağıtmadan vakit geçirmek, ertelediğimiz bir işe başlamak ya da açık havada kısa bir yürüyüş yapmak da yeterli olabilir. Günün başında bu niyetimizi belirleyelim ve takvimimizde ona gerçekten yer açalım. Günlük sorumluluklarımızı elbette ihmal etmeyelim; ancak bütün zamanımızın zorunluluklarla dolmasına da izin vermeyelim. Akşam olduğunda kendimize yalnızca ne kadar iş bitirdiğimizi değil, günümüzün ne kadarını gerçekten yaşayabildiğimizi de soralım. Böylece zamanı yönetmek, yalnızca işleri daha hızlı tamamlamak anlamına gelmez; bizim için değerli olan şeylere bilinçli biçimde yer açmanın bir yoluna dönüşür.

Örneğin, işine ve sorumluluklarına fazlasıyla odaklanan birinin yıllar boyunca ailesiyle daha çok vakit geçirmeyi istediğini, ancak bunun için uygun zamanı bir türlü bulamadığını düşünelim. Her gün biraz daha yoğunlaşan işleri nedeniyle bu isteğini sürekli erteliyorsa, aslında yaşamayı düşündüğü hayatı geleceğe bırakıyor olabilir. Oysa haftanın belirli bir akşamını ailesiyle birlikte geçirmek, hafta sonu doğada yürüyüş yapmak veya uzun zamandır kurduğu bir hayal için küçük bir adım atmak, yaşam deneyimini değiştirebilir. Bunun için bütün sorumluluklarımızdan vazgeçmemiz ya da her günümüzü olağanüstü geçirmek zorunda değiliz. Bazen sıradan bir günü dikkatle yaşamak, yaptığımız işten keyif almak ve yanımızdaki insanların değerini fark etmek bile yeterlidir. Jack London’ın sözünde vurgulanan düşünce, bize zamanın kıymetini hatırlatırken yaşamı sürekli ertelemememiz gerektiğini de söyler. Çünkü hayat, yalnızca geçip giden günlerin toplamı değil, o günlerde hissettiklerimiz, paylaştıklarımız ve yaşamaya cesaret ettiklerimizdir.


Jack London Kimdir?

Jack London (1876-1916) Amerikalı romancı, öykü yazarı ve gazetecidir. San Francisco’da doğan London, çocukluk ve gençlik yıllarında çeşitli işlerde çalışarak zorlu yaşam koşullarını yakından tanımıştır. Bu deneyimler, eserlerinde işlediği mücadele, doğa, hayatta kalma ve insanın sınırlarını keşfetme temalarını derinden etkilemiştir. Dünya çapında tanınmasını sağlayan eserleri arasında Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild), Beyaz Diş (White Fang) ve Martin Eden bulunur. Özellikle insanın doğayla ve kendi iç dünyasıyla mücadelesini anlattığı eserleriyle Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden biri hâline gelmiştir. Gazetecilik de yapan London, toplumsal sorunlara ve dönemin çalışma koşullarına ilişkin gözlemlerini yazılarına yansıtmıştır. Kısa yaşamına çok sayıda eser sığdıran yazar, macera edebiyatı ve gerçekçi anlatımıyla günümüzde de geniş bir okuyucu kitlesi tarafından okunmaktadır.


Personal Development Quotations

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *