“Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.” Lev Tolstoy

“Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.” Lev Tolstoy

Lev Tolstoy’un bu sözü insanın bakış açısına dair yaptığı derin bir hatırlatmadır. Bu cümle bize, çoğu zaman sahip olduklarımızı değil, eksik sandıklarımızı merkeze aldığımızı gösterir. Günlük hayatın koşturmacası içinde sağlık, güvenlik, sevdiklerimiz, bir ev, bir iş gibi temel değerleri hızla sıradanlaştırır; ardından da yaşamdan yakınmaya başlarız. Oysa mutluluk, farkındalık ve şükür çoğu zaman koşullardan değil, onlara nasıl baktığımızdan beslenir. Tolstoy’un bu sözü, şikâyetin bir alışkanlık, fark etmenin ise bilinçli bir seçim olduğunu hatırlatır.

Bu sözden ilhamla uygulanabilecek basit ama etkili bir pratik şudur: Her günün sonunda kendinize “Bugün şikâyet ettiğim ama aslında sahip olduğum ne vardı?” sorusunu sorun ve en az üç maddeyi yazın. Büyük şeyler olmak zorunda değil; bir yürüyüş yapabilmek, bir dostla konuşmak, sessiz bir an bile yeterlidir. Bu küçük egzersiz, zihnin odağını eksikten olana değil, var olana çevirir. Düzenli yapıldığında şikâyet dili zayıflar, yaşam doyumu ve içsel denge güçlenir.

Düşünün; bizim sıradan dediğimiz bir gün, bir başkası için ulaşılması zor bir hayal olabilir. Şikâyet ettiğimiz hayat, aslında bize emanet edilmiş bir imkânlar bütünü olabilir. Gerçek dönüşüm, hayatı değiştirmeden önce ona bakış açımızı değiştirdiğimizde başlar. Bizler yaşamı sürekli düzeltmeye çalışırken, bazen sadece durup fark etmeye ihtiyaç duyarız. Çünkü yaşam kalitesi, çoğu zaman koşullardan değil; o koşullara yüklediğimiz anlamdan doğar.


Düşler ve Hayallere Dair Özlü Sözler

Farklı Düşünmek Üzerine Özlü Sözler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir