“Kurallar yoktur. Bu, sanatın nasıl doğduğunu, buluşların nasıl meydana geldiğini ifade eder. Kurallara aykırı davranın ya da kuralları görmezden gelin. Buluşun olayı budur.” Helen Frankenthaler

“Kurallar yoktur. Bu, sanatın nasıl doğduğunu, buluşların nasıl meydana geldiğini ifade eder. Kurallara aykırı davranın ya da kuralları görmezden gelin. Buluşun olayı budur.” Helen Frankenthaler

Helen Frankenthaler’ın “Kurallar yoktur. Bu, sanatın nasıl doğduğunu, buluşların nasıl meydana geldiğini ifade eder. Kurallara aykırı davranın ya da kuralları görmezden gelin. Buluşun olayı budur.” sözü, yaratıcılığın çoğu zaman alışılmış olanın dışına çıkma cesaretinden doğduğunu anlatır. Her şeyi daha önce yapılmış biçimiyle yapmaya çalıştığımızda güvenli bir alanda kalabiliriz; ancak yeni bir şey ortaya koymak istediğimizde mevcut kalıpları sorgulamamız gerekir. Frankenthaler’ın kendi sanat anlayışı da bu düşünceyle örtüşür; özellikle farklı malzeme ve tekniklerle yaptığı deneyler, resimde yeni ifade biçimlerinin önünü açmıştır. Yaratıcılık, her kuralı reddetmek değil; hangi kuralların bize yol gösterdiğini, hangilerinin ise bizi sınırladığını fark edebilmektir. Bazen ilerlemek için yeni bir yol bulmak, önce bize “Bunu neden hep böyle yapıyoruz?” sorusunu sordurur.

Bu sözden günlük yaşam için çıkarabileceğimiz pratik öneri şudur: Her hafta alışkanlık hâline getirdiğiniz bir işi bilinçli olarak farklı bir yöntemle yapmayı deneyin. Örneğin bir problemi her zaman tek başınıza çözüyorsanız bu kez bir başkasından fikir alın; sürekli aynı çalışma düzenini kullanıyorsanız farklı bir zaman dilimini deneyin veya uzun süredir üzerinde düşündüğünüz bir konuda alışılmış çözümün dışında üç yeni seçenek üretin. Buradaki amaç kuralları gelişigüzel çiğnemek değil, zihnin otomatik pilotunu kısa süreliğine devreden çıkarmaktır. Çünkü yeni fikirler çoğu zaman yeni bilgi edinmekten önce, bildiğimiz şeyi farklı bir açıdan görmeye başladığımızda ortaya çıkar.

Örneğin iş yerinde her ay aynı yöntemle hazırlanan bir raporun artık kimsenin ilgisini çekmediğini düşünelim. Aynı şablonu biraz daha süslemek yerine verileri görsel bir hikâyeye dönüştürmek, farklı sorular sormak veya raporu kullanacak kişilerin görüşlerini sürece katmak bambaşka bir sonuç ortaya çıkarabilir. Belki ilk deneme kusursuz olmayacaktır; fakat önemli olan, daha önce denenmemiş bir ihtimali denemeye izin vermektir. Helen Frankenthaler’ın sanatındaki deneysel yaklaşım da bize yaratıcılığın yalnızca sanatçılara ait bir yetenek olmadığını hatırlatır. Bazen hayatımızda yeni bir kapı açmanın yolu, daha fazla çabalamaktan değil, yıllardır aynı şekilde tuttuğumuz kapı kolunu ilk kez farklı bir yönde çevirmekten geçer.


Helen Frankenthaler Kimdir?

Helen Frankenthaler (1928-2011) Amerikalı ressam ve 20. yüzyılın önemli soyut sanatçılarından biridir. Frankenthaler, Soyut Dışavurumculuk ve Renk Alanı resmi arasında önemli bir geçiş noktası oluşturan sanatçılardan biri olarak kabul edilir. Özellikle boyayı astarlanmamış tuvale emdirerek uyguladığı “soak-stain” tekniğiyle resimde yeni olanaklar geliştirmiş, farklı baskı ve ahşap baskı teknikleri üzerinde de deneyler yapmıştır. Altmış yılı aşan sanat yaşamı boyunca geleneksel yöntemleri sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınmış ve 2001 yılında National Medal of Arts ile ödüllendirilmiştir.


Sanat ve Sanatçıya Dair En İyi Özlü Sözler

Yaratıcılık Üzerine En İyi Özlü Sözler

Girişimci ve Girişimcilik Üzerine Özlü Sözler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir