“Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman, bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!” Mevlana

“Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman, bilmem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!” Mevlana

Mevlana’nın bu sözü sabır, niyet ve sebat üzerine kurulu derin yaşam anlayışını güçlü bir metaforla anlatır. Bu sözde kapı; hayatın sunduğu imkânları, hedefleri ve dönüşüm fırsatlarını simgelerken, vurmak ise niyet almak ve harekete geçmektir. Ancak asıl vurgu, kapının ne zaman açılacağında değil, o kapıda kalabilme iradesinde saklıdır. Çünkü çoğu insan vurur ama beklemez; ister ama sabredemez; başlar ama sürdüremez. Mevlana’ya göre gerçek sınav, umudun zamana karşı direncidir.

Bu sözden ilhamla günlük hayatta uygulanabilecek pratik bir öneri şudur: Şu sıralar hayatınızda “olmasını çok istediğiniz” tek bir konu belirleyin. Ardından kendinize şu soruyu sorun: “Ben bu kapıyı gerçekten düzenli olarak çalıyor muyum, yoksa sadece arada bir mi yokluyorum?” Her gün bu hedefe yönelik küçük ama istikrarlı bir adım atmayı seçin. Büyük hamleler değil; devamlılık kazanan küçük vuruşlar kapıyı aşındırır. Biz çoğu zaman sonucu değil, sürekliliği küçümseriz.

Bir düşünün; Mevlana’nın çağrısı, pasif bir bekleyiş değil, bilinçli bir sadakattir. Kapı önünde durmak; vazgeçmeden, sızlanmadan, yön değiştirmeden kalabilmektir. Bu söz bize şunu fısıldar: Kapılar, en çok sabrı olanlara açılır. Biz vurmayı bildiğimizde ve orada kalmayı seçtiğimizde, hayat er ya da geç cevap vermek zorunda kalır.


Kararlılık ve Azim Sözleri

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî Sözleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir