“Girme şu alçakların hizmetine: Konma sinek gibi pislik üstüne. İki günde bir somun ye, ne olur! Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.” Ömer Hayyam

“Girme şu alçakların hizmetine: Konma sinek gibi pislik üstüne. İki günde bir somun ye, ne olur! Yüreğinin kanını iç de boyun eğme.” Ömer Hayyam

Ömer Hayyam’ın bu sert ve çarpıcı sözünün merkezinde onur, özgürlük ve insanın kendi değerlerinden vazgeçmeme kararlılığı vardır. Hayat bazen bizi rahatımızı, güvenliğimizi veya maddi kazancımızı korumak uğruna istemediğimiz şeylere boyun eğmeye zorlayabilir. Ancak Hayyam, insanın sahip olduğu en değerli şeylerden birinin kendi iradesi olduğunu hatırlatır. Buradaki “ekmek” yalnızca geçimimizi değil, uğruna kendimizden vazgeçtiğimiz maddi konforu; “boyun eğmek” ise özsaygımızı ve değerlerimizi çıkarlarımız uğruna terk etmeyi simgeler. Elbette hayatın gerçekleriyle mücadele etmek her zaman kolay değildir; fakat insanın kendisine yabancılaşarak elde ettiği kazancın da gerçek bir zenginlik olmadığı açıktır.

Bu sözden günlük yaşamımız için çıkarabileceğimiz pratik öneri şudur: Hayatınızda asla taviz vermek istemediğiniz üç temel değeri belirleyin ve önemli kararlarınızda bu değerleri ölçüt olarak kullanın. Dürüstlük, özgürlük, adalet, aile, saygı veya vicdan bunlardan bazıları olabilir. Bir iş teklifiyle, bir ilişkiyle ya da bir yaşam tercihiyle karşılaştığınızda kendinize “Bunu seçersem hangi değerimden vazgeçmiş olurum?” diye sorun. Eğer bir karar size maddi veya sosyal bir avantaj sağlarken kendinize olan saygınızı zedeliyorsa, durup yeniden düşünün. Çünkü sınırlarımızı ve değerlerimizi önceden belirlemek, zor zamanlarda kendimize ihanet etmeden karar vermemizi kolaylaştırır.

Örneğin iş yerinde daha fazla para veya makam elde etmek için adaletsiz bir uygulamaya göz yummanız istendiğini düşünelim. Kısa vadede bunu kabul etmek işinizi kolaylaştırabilir; ancak uzun vadede kendi vicdanınızla yaşayacağınız çatışma, elde ettiğiniz kazançtan çok daha ağır olabilir. Bazen daha az kazanmayı, daha yavaş ilerlemeyi veya bir fırsatı reddetmeyi göze almak gerekebilir. Bu, her koşulda mücadele etmeyi ya da yardım kabul etmeyi reddetmek anlamına gelmez. Asıl mesele, hayatta kalmak ile kendimizden vazgeçmek arasındaki farkı görebilmektir. Çünkü insanın sahip olduğu en değerli özgürlüklerden biri, ne pahasına olursa olsun kendi vicdanına, değerlerine ve özsaygısına yabancılaşmamayı seçebilmektir.


Ömer Hayyam Kimdir?

Ömer Hayyam (1048-1131) İranlı matematikçi, astronom, filozof ve şairdir. 18 Mayıs 1048’de Nişabur’da doğan Hayyam, özellikle matematik, astronomi, felsefe ve rubaileri ile tanınır. Selçuklu döneminde bilimsel çalışmalar yürüten Hayyam, cebir alanında önemli katkılarda bulunmuş, kübik denklemlerin geometrik yöntemlerle çözümü üzerine çalışmalar yapmış ve dönemin takvim reformlarında görev almıştır. Şiir dünyasında ise kısa ve yoğun anlatımıyla insan, yaşam, özgürlük, kader, ölüm ve sorgulama gibi konuları işleyen rubaileriyle dünya çapında tanınmıştır. Hayyam’ın şiirleri Edward FitzGerald’ın İngilizce çevirileri sayesinde Batı dünyasında da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. 4 Aralık 1131’de doğduğu Nişabur’da hayatını kaybeden Ömer Hayyam, bilim ve edebiyatı aynı kişilikte buluşturan en önemli tarihî figürlerden biri olarak kabul edilir.


İnsanlara Dair Özlü Sözler ve Özdeyişler

Özdeyiş.Net | 🦋 POZİTİF ÖZLÜ SÖZLER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir