“Birine kim olduğunu sorarsan, ona senin de kim olduğunu bilme hakkı verirsin.” Arthur Schopenhauer

“Birine kim olduğunu sorarsan, ona senin de kim olduğunu bilme hakkı verirsin.” Arthur Schopenhauer

İnsan ilişkileri tek taraflı değil, karşılıklılık üzerine kuruludur. Arthur Schopenhauer‘ın “Birine kim olduğunu sorarsan, ona senin de kim olduğunu bilme hakkı verirsin.” sözü, gerçek iletişimin karşılıklı açıklık ve samimiyet gerektirdiğini anlatır. Bir insanı tanımak istiyorsak, onun da bizi tanımasına izin vermeyi göze almalıyız. Sadece soru soran ama kendisi hakkında hiçbir şey paylaşmayan biriyle derin bir bağ kurmak kolay değildir. Güven, merakın karşılıklı olduğu ve iki tarafın da kendini olduğu gibi ortaya koyabildiği ortamlarda filizlenir. Bu nedenle sağlıklı ilişkiler, yalnızca dinlemekten değil, gerektiğinde kendimizi dürüstçe ifade edebilmekten de beslenir.

Bu düşünceyi günlük yaşamda uygulamanın etkili bir yolu, yeni tanıştığınız biriyle sohbet ederken “karşılıklı paylaşım” ilkesini benimsemektir. Karşınızdaki kişiye anlamlı bir soru sorduktan sonra, aynı konuda siz de kısa ve samimi bir paylaşım yapın. Örneğin onun hobilerini sorduktan sonra kendi ilgi alanlarınızdan da bahsedin. İletişim, sorguya benzediğinde mesafe oluşturur; karşılıklı paylaşıma dönüştüğünde ise güven ve yakınlık inşa eder.

Örneğin iş yerinde yeni başlayan bir çalışma arkadaşınıza sürekli sorular yönelttiğinizi düşünün. Eğer siz kendiniz hakkında hiçbir şey paylaşmazsanız, o kişi kendini bir mülakatta hissedebilir. Buna karşılık, siz de deneyimlerinizi, ilgi alanlarınızı ya da küçük yaşam hikâyelerinizi paylaştığınızda sohbet doğal bir akış kazanır. Böylece iki yabancı olmaktan çıkıp birbirini anlamaya çalışan iki insana dönüşürsünüz. Gerçek tanışma, yalnızca karşımızdaki insanı tanımakla değil; onun bizi de tanımasına cesaret edebildiğimiz anda başlar.


Arthur Schopenhauer Kimdir?

Arthur Schopenhauer (1788-1860) Alman filozofudur. 19. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olarak kabul edilen Schopenhauer, insan doğası, irade, mutluluk ve yaşamın anlamı üzerine geliştirdiği fikirlerle felsefe tarihinde önemli bir yer edinmiştir. En önemli eseri “İstenç ve Tasarım Olarak Dünya (Die Welt als Wille und Vorstellung)”, Batı felsefesinin klasik yapıtları arasında gösterilir. Karamsar felsefesiyle tanınmasına rağmen, sanatın, merhametin ve kendini tanımanın insan yaşamındaki dönüştürücü gücünü de vurgulamıştır. Düşünceleri, Friedrich Nietzsche, Sigmund Freud ve birçok modern düşünür üzerinde derin etkiler bırakmış, günümüzde de felsefe ve psikoloji alanında ilgiyle okunmaya devam etmektedir.


İnsanlara Dair Özlü Sözler ve Özdeyişler

Kişilik ve Karakter Üzerine Sözler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir