“Bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir. Hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur.” Aldous Huxley

“Bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir. Hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur.” Aldous Huxley

Aldous Huxley’nin bu sözü, büyük fikirlerin ve özgün eserlerin çoğu zaman bireysel cesaret, bağımsız düşünce ve kişisel emekle ortaya çıktığını anlatır. Bir kurul, komite veya topluluk karar vermeyi kolaylaştırabilir; ancak sıra gerçekten yeni bir şey ortaya koymaya geldiğinde, çoğunluğun düşüncesinden ayrılabilmek gerekir. Çünkü herkesin aynı fikirde olduğu yerde yeni bir fikir üretmek çoğu zaman zordur. Burada Huxley’nin amacı iş birliğini küçümsemek değildir; asıl vurguladığı şey, özgünlüğün sorumluluğunu başkasına devretmememiz gerektiğidir. Bir başkasının onayını beklediğimiz sürece kendi fikrimizin peşinden gitmekte zorlanabiliriz.

Bu sözden günlük yaşamımız için çıkarabileceğimiz pratik öneri şudur: Her hafta yalnızca sizin karar vereceğiniz, başkasının onayına ihtiyaç duymayan küçük bir üretim alanı oluşturun. Bir yazı yazabilir, bir proje geliştirebilir, bir resim çizebilir, yeni bir fikir üzerine çalışabilir veya uzun zamandır aklınızda olan bir şeyi hayata geçirebilirsiniz. Başlamadan önce çevrenizdeki insanların ne düşüneceğini, beğenip beğenmeyeceğini veya yeterince iyi olup olmadığını düşünmeyin. Önce kendi fikrinizi ortaya koyun, sonra eleştirilere bakın. Çünkü özgüven, başkalarının onayını beklemeden bir şey üretmeye başladığımızda gelişir.

Bir yazarın herkesin beğenmesini beklemeden kitabının ilk cümlesini yazması, bir bilim insanının alışılmış düşüncelerin dışına çıkarak yeni bir hipotez geliştirmesi veya bir sanatçının kimsenin denemediği bir tarzı denemesi bunun güzel örnekleridir. Sonuç her zaman başarı olmayabilir; hatta bazen fikirlerimiz başarısız olacak, eleştirilecek veya unutulacaktır. Fakat üretmenin ve denemenin değeri yalnızca ortaya çıkan sonuçta değil, kendi düşüncemizin sorumluluğunu üstlenebilmemizdedir. Elbette iş birliği, ekip çalışması ve ortak akıl hayatın birçok alanında vazgeçilmezdir. Ancak özgün bir şey ortaya koymak istediğimizde, başkalarının düşüncelerinin arkasına saklanmak yerine kendi sesimizi bulmamız gerekir. Çünkü tarihte çoğu zaman anıtı diken bir kurul değil, kalabalığın arasından çıkıp “Ben bunu farklı görüyorum.” deme cesaretini gösteren bireydir.


Aldous Huxley Kimdir?

Aldous Huxley (1894-1963) İngiliz yazar ve filozoftur. 26 Temmuz 1894’te Godalming, Surrey, İngiltere’de doğan Huxley, özellikle distopya, bilim, teknoloji, özgürlük ve insan doğası üzerine düşünceleriyle tanınır. En önemli eseri olan Cesur Yeni Dünya (Brave New World), teknolojinin ve toplumsal mühendisliğin birey üzerindeki etkilerini ele alan, modern distopya edebiyatının klasiklerinden biri hâline gelmiştir. Huxley yalnızca romanlarıyla değil; denemeleri, felsefi eserleri ve insan bilincine ilişkin araştırmalarıyla da 20. yüzyıl düşünce dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Yaşamının ilerleyen dönemlerinde bilinç, algı ve mistisizm üzerine yoğunlaşan Huxley, 22 Kasım 1963’te Los Angeles, Kaliforniya’da hayatını kaybetmiştir.


Bilim ve Bilgelik Üzerine Özlü Sözler

Sanat ve Sanatçıya Dair En İyi Özlü Sözler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir