“Bellek, hayal gücüne aittir. İnsan hafızası bir şeyleri kaydeden bir bilgisayar gibi değildir; buluş ile aynı şartlardaki, yaratıcı sürecin bir parçasıdır.” Alain Robbe-Grillet

“Bellek, hayal gücüne aittir. İnsan hafızası bir şeyleri kaydeden bir bilgisayar gibi değildir; buluş ile aynı şartlardaki, yaratıcı sürecin bir parçasıdır.” Alain Robbe-Grillet

İnsan belleğini çoğu zaman bir kayıt cihazı gibi düşünürüz; sanki yaşadıklarımız birebir depolanır ve gerektiğinde aynen geri çağrılır. Oysa Alain Robbe-Grillet’nin bu sözü bize bambaşka bir gerçeği hatırlatır: Hafıza, pasif bir kayıt değil; aktif bir yaratım sürecidir. Hatırladığımız şeyler, yalnızca geçmişin kendisi değil, o anki duygularımızın, bakış açımızın ve hatta hayal gücümüzün yeniden şekillendirdiği bir yorumdur. Yani biz geçmişi hatırlamayız; aslında onu her seferinde yeniden “yazarız”. Bu da demektir ki, zihnimiz sadece geçmişi saklayan bir arşiv değil, aynı zamanda onu sürekli yeniden inşa eden bir sanatçıdır.

Bu bakış açısından yola çıkarak hayatınıza uygulayabileceğiniz güçlü bir öneri şudur: Geçmişte sizi rahatsız eden bir anıyı bilinçli olarak yeniden yorumlayın. Kendinize şu soruyu sorun: “Bu olaya bugün sahip olduğum farkındalıkla baksaydım, ona nasıl bir anlam verirdim?” Bu basit zihinsel egzersiz, hafızanızın sabit olmadığını size doğrudan deneyimletir. Çünkü anılarınızı değiştiremeseniz bile, onlara yüklediğiniz anlamı değiştirebilirsiniz. Ve bu da duygusal yükünüzü hafifletir, hatta bazı anıları güç kaynağına dönüştürebilir.

Diyelim ki geçmişte yaşadığınız bir başarısızlık hâlâ sizi rahatsız ediyor. O anıyı bugünkü bilincinizle yeniden ele aldığınızda, belki de onun sizi geliştiren bir dönüm noktası olduğunu fark edersiniz. Bu yeni yorum, eski duygunun yerini bambaşka bir hisle doldurur. İşte bu, zihnin yaratıcı gücüdür. Unutmayın; hafıza yalnızca geçmişi saklamaz, aynı zamanda bugünkü kimliğinizi şekillendiren bir anlatı üretir. O anlatının yazarı da sizsiniz.


Alain Robbe-Grillet Kimdir?

Alain Robbe-Grillet (1922-2008) Fransız yazar ve film yönetmenidir. “Yeni Roman” (Nouveau Roman) akımının öncülerinden biri olarak, geleneksel anlatı yapılarını reddetmiş ve insan algısı, bellek ve gerçeklik üzerine deneysel eserler üretmiştir. Romanlarında nesnel gerçeklikten çok, bireyin zihinsel süreçlerine ve algı dünyasına odaklanmıştır.


Yaratıcılık Üzerine En İyi Özlü Sözler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir