“Aşktan yana nasibin varsa, dokunsan da yanacaksın, dokunmasan da. Şunu iyi bil ki; kimileri hasrette yanar, kimileri vuslatta.” Mevlana

“Aşktan yana nasibin varsa, dokunsan da yanacaksın, dokunmasan da. Şunu iyi bil ki; kimileri hasrette yanar, kimileri vuslatta.” Mevlana

"Güzel bir ruha aşık olan ona sonsuza dek sadık kalır; çünkü sevdiği şey ebedidir." Platon

Bu sözde aşkın yalnızca kavuşmakla değil, özlemekle, beklemekle ve insanın içinde taşıdığı duyguyla da yaşandığı anlatılıyor. Mevlana’nın sözlerinde sıkça karşılaştığımız gibi burada da aşk, kolayca sahip olunan bir duygu değil; insanı dönüştüren, bazen sevindiren, bazen de yakan güçlü bir hâl olarak karşımıza çıkıyor. Birini sevmek, onunla birlikteyken de ayrı kaldığımızda da bizi etkileyebilir. Hasretin acısı ile vuslatın coşkusu, aynı sevginin iki farklı yüzü olabilir. Bu nedenle aşkta her zaman “mutlu son” aramak yerine, sevginin bize yaşattığı duyguların ve kattığı anlamın da değerini görebilmek gerekir.

Bu sözden günlük hayatımıza taşıyabileceğimiz tek bir pratik öneri şudur: Sevdiğiniz bir insanı, onun hayatınızdaki varlığını ve size hissettirdiklerini bugün açıkça ifade edin. Bunu büyük ve gösterişli bir davranış hâline getirmemize gerek yok; samimi bir teşekkür, içten bir mesaj, sevgi dolu bir cümle ya da birlikte geçirilen kısa bir zaman bile yeterlidir. Çünkü bazen sevgimizi içimizde taşırken, karşımızdaki insanın bunu bildiğini varsayarız. Oysa söylenmeyen sevgi, yaşanmamış bir sevgiye dönüşebilir. Hasretin ne zaman başlayacağını, hayatın bizi hangi ayrılıklarla karşılaştıracağını bilemeyiz; bu nedenle sevginin mümkün olduğu anı ertelememek gerekir.

Örneğin birbirini çok seven iki insanın uzun yıllar birlikte yaşadığını düşünelim. Günlük hayatın telaşı içinde sevgilerini ifade etmeyi, birbirlerine zaman ayırmayı ve birlikte oldukları anların değerini fark etmeyi ihmal edebilirler. Sonra hayat onları bir süreliğine ayırdığında, aslında yan yana oldukları sırada ne kadar kıymetli bir şey yaşadıklarını daha iyi anlayabilirler. Başka bir ilişkide ise kavuşmanın kendisi, uzun süren hasretin ardından öylesine güçlü bir mutluluk yaratabilir ki insan, beklemenin bile sevginin bir parçası olduğunu hisseder. Aşk bazen yokluğuyla canımızı acıtır, bazen varlığıyla içimizi ısıtır; fakat her iki durumda da bize kalbimizin hâlâ canlı olduğunu hatırlatır. Çünkü sevginin değerini yalnızca kavuştuğumuzda değil, onu hissedebildiğimiz her anda bilmek gerekir.


Mevlana Kimdir?

Mevlana (1207-1273) 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış büyük mutasavvıf, şair ve düşünürdür. Tam adı Celaleddin Muhammed Rumi olan Mevlana, 30 Eylül 1207’de Belh’te doğmuş, yaşamının önemli bölümünü Konya’da geçirmiştir. Tasavvuf düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Mevlana, özellikle insan sevgisi, aşk, hoşgörü, manevi dönüşüm ve insanın kendi iç dünyasını keşfetmesi üzerine düşünceleriyle tanınır. En önemli eseri olan Mesnevi, yüzyıllardır farklı kültürlerde okunmuş ve yorumlanmıştır. Şems-i Tebrizi ile karşılaşması, Mevlana’nın düşünce ve sanat dünyasında derin bir dönüşüm yaratmış; bu ilişkinin ardından aşk, özlem, ayrılık ve vuslat eserlerinde çok daha güçlü biçimde yer bulmuştur.


Her Çağın Motivatörü: Mevlana

Mevlana Celaleddin-i Rumi Sözleri

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî Sözleri

Özdeyiş.Net | 🦋 Pozitif Özlü Sözler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir