“Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi dostuna söyleme.” Arthur Schopenhauer

“Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi dostuna söyleme.” Arthur Schopenhauer

“Komşular ne der?” Aslında bu bir soru değil; SORUN… İsteklerimizin önünde duran farazi engeller yaratmışız. Kim bu komşular?

Arthur Schopenhauer’un bu sözü, insan ilişkilerinde güven ile tedbir arasındaki dengeye dikkat çeker. Dostumuz olarak gördüğümüz bir insanla düşüncelerimizi, duygularımızı ve özel hayatımızı paylaşmak doğal olabilir; ancak yakınlık, karşımızdaki kişiye hayatımızın bütün sırlarını teslim etmemiz gerektiği anlamına gelmez. İnsanlar değişebilir, ilişkiler sona erebilir ve bugün yanımızda olan biri yarın hayatımızın dışında kalabilir. Bu nedenle sözün temelinde dostluklara kuşkuyla yaklaşmak değil, özel bilgilerimizi kiminle, ne ölçüde ve hangi koşullarda paylaştığımızın farkında olmak vardır. Sağlıklı sınırlar koymak, insanlara güvenmemek değil; güveni bilinçli kullanmaktır. Çünkü bazı bilgiler yalnızca bize ait olmalı ve değerini, başkalarının onları bilmemesinden almalıdır.

Bu sözden günlük yaşam için çıkarabileceğimiz tek bir pratik öneri şudur: Bir bilginizi paylaşmadan önce kendinize “Bu bilgi yarın herkes tarafından bilinseydi bundan rahatsız olur muydum?” sorusunu sorun. Cevabınız evetse, o bilgiyi paylaşmak için acele etmeyin. Özellikle maddi durumunuz, ailevi meseleleriniz, ilişkileriniz, iş planlarınız veya henüz gerçekleşmemiş hedefleriniz konusunda seçici davranabilirsiniz. Bu, çevremizdeki insanları sürekli sınamak anlamına gelmez; kendi mahremiyetimizin sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelir. Güven zaman içinde oluşur ve sınırlar, güvenin karşıtı değil, sağlıklı ilişkilerin koruyucu çerçevesidir.

Örneğin yeni bir iş kurmak için hazırlık yaptığınızı düşünelim. Yakın çevrenizdeki birkaç kişiyle heyecanınızı paylaşabilirsiniz; fakat işin bütün ayrıntılarını, finansal planınızı veya henüz tamamlanmamış stratejinizi herkesle konuşmanız gerekmeyebilir. Çünkü bir plan henüz gerçekleşmeden ne kadar çok kişiye anlatılırsa, kontrolünüz dışındaki yorum ve müdahalelere o kadar açık hâle gelebilir. Aynı durum özel hayatımızdaki hassas konular için de geçerlidir. Kendimize ait olanı korumak, insanlardan uzaklaşmak değil; ilişkilerimizin sınırlarını bilinçle belirlemektir. Her şeyi herkesle paylaşmak samimiyet değildir; neyi, kiminle ve ne zaman paylaşacağını bilmek de bir tür yaşam bilgeliğidir.


Arthur Schopenhauer Kimdir?

Arthur Schopenhauer (1788-1860) Alman filozof ve yazardır. Danzig’de doğan Schopenhauer, özellikle irade, insan doğası, mutluluk, yalnızlık ve yaşamın anlamı üzerine geliştirdiği düşüncelerle 19. yüzyıl felsefesinin önemli isimlerinden biri olmuştur. En tanınmış eseri İstenç ve Tasarım Olarak Dünya (The World as Will and Representation), onun insan davranışlarını ve dünyayı algılama biçimini açıklayan temel çalışmasıdır. Schopenhauer, insan ilişkileri ve toplumsal davranışlar üzerine yazdığı aforizmalarıyla da geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Düşünceleri daha sonra Friedrich Nietzsche, Sigmund Freud ve farklı alanlardan pek çok düşünürü etkilemiştir.


İnsanlara Dair Özlü Sözler ve Özdeyişler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir