“Henüz elimde yeterli bir veri yok. Elinde veri olmadan bir teori üretmek büyük bir hatadır. İnsanlar teorileri gerçeklere uyduracağına, farkında olmadan gerçekleri teorilere uydurmaya çalışır.” Arthur Conan Doyle

“Henüz elimde yeterli bir veri yok. Elinde veri olmadan bir teori üretmek büyük bir hatadır. İnsanlar teorileri gerçeklere uyduracağına, farkında olmadan gerçekleri teorilere uydurmaya çalışır.” Arthur Conan Doyle

Bu söz, önyargılarımızın ve peşin hükümlerimizin düşünme biçimimizi nasıl yanıltabileceğini güçlü bir şekilde anlatır. Çoğu zaman elimizde yeterli bilgi olmadan insanlar, olaylar ya da durumlar hakkında hızlı kararlar veririz. Ardından da bu ilk yargımızı doğrulayacak kanıtları aramaya başlarız. Oysa sağlıklı düşünmenin yolu bunun tam tersidir. Önce gerçekleri toplamak, sonra o gerçeklerden bir sonuca ulaşmak gerekir. Arthur Conan Doyle’un bu yaklaşımı, yalnızca dedektiflik hikâyelerinin değil; bilimsel düşüncenin, eleştirel aklın ve doğru karar vermenin de temelini oluşturur. Gerçekler, teorilere hizmet etmemeli; teoriler gerçeklerden doğmalıdır.

Bu sözden ilham alarak günlük hayatta uygulayabileceğiniz pratik öneri şudur: Bir kişi ya da olay hakkında kesin bir yargıya varmadan önce kendinize şu soruyu sorun: “Bu sonuca ulaşmamı sağlayan somut kanıtlar neler?” Eğer elinizde yalnızca varsayımlar veya kulaktan dolma bilgiler varsa, karar vermek için biraz daha bekleyin. Bu küçük alışkanlık, hem ilişkilerinizde gereksiz yanlış anlamaları azaltacak hem de daha isabetli kararlar almanıza yardımcı olacaktır.

Örneğin iş yerinde bir arkadaşınızın size selam vermeden yanınızdan geçtiğini düşünün. Hemen “Bana kırgın.” diye düşünmek yerine, belki de dalgın olduğunu, acelesi bulunduğunu ya da başka bir sorunla meşgul olduğunu hesaba katabilirsiniz. Gerçek ortaya çıktığında çoğu zaman ilk tahminimizin doğru olmadığını görürüz. Hayatta doğru kararlar vermek, hızlı sonuçlara ulaşmaktan çok doğru verilere ulaşmayı gerektirir. Çünkü bilgeliğin temeli, gerçekleri kendi düşüncelerimize uydurmak değil; düşüncelerimizi gerçeklerin ışığında değiştirebilmektir.

Arthur Conan Doyle Kimdir?

Arthur Conan Doyle (1859-1930) İskoç yazar, hekim ve edebiyat tarihinin en ünlü polisiye roman yazarlarından biridir. En çok, üstün gözlem yeteneği ve mantıksal çıkarımlarıyla suçları çözen Sherlock Holmes karakterinin yaratıcısı olarak tanınır. Tıp eğitimi alan Doyle, bilimsel düşünme yöntemini eserlerine başarıyla yansıtmış; polisiye edebiyatın gelişiminde öncü bir rol üstlenmiştir. Romanlarının yanı sıra tarih, bilim kurgu, macera ve deneme türlerinde de eserler veren yazar, mantık, kanıt ve gözleme dayalı düşünceyi edebiyatın merkezine yerleştiren isimlerden biri olarak kabul edilmektedir.


Quotations on Science and Wisdom

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *