Gift
Bir delikanlıyla bir genç kız birbirlerine çılgıncasına aşık olmuşlardı. Ve nişanlanmaya karar verdiler. Nişanlılar her zaman birbirlerine armağan sunarlar. Ama delikanlı yoksuldu, sahip olduğu tek zenginlik ona dedesinden kalan saatti. Sevgilisinin güzel saçlarını düşünerek, ona çok güzel bir gümüş tarak alabilmek için, dedesinden kalan saati satmaya karar verdi.
The young girl also did not have the money to buy a fiancee gift for the man she loved. He went to the biggest merchant of the place where he lived and sold his hair. With the money he got, he bought a gold shackle for the watch of the man he loved.
And when they met again on the day of their betrothal, the young girl gave him a shackle for the watch he had sold; a silver comb for the young girl to comb her cut hair.
Paulo Coelho – “Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum Ağladım”
Bu duygu yüklü hikâye gerçek sevginin ve fedakârlığın özünü gözler önüne serer. İki sevgilinin birbirlerine verdikleri hediyeler kullanılamaz hale gelmiş gibi görünse de aslolan nesnelerin kendisi değil, arkasındaki sonsuz adanmışlıktır. Sevgi; sahip olunan en değerli şeylerden karşı tarafın mutluluğu uğruna gözü kapalı vazgeçebilmektir. Maddi kayıpların yanında, birbirlerine duydukları saf ve karşılıksız aşkın büyüklüğü, ellerinde kalan en değerli hazinedir.
Bu hikâye orijinalinde Amerikan yazar O. Henry’ye aittir. Asıl adı William Sydney Porter olan yazar bu anlamlı öyküyü ilk kez 1905 yılında “The Gift of the Magi” (Noel Hediyesi / Üç Müneccimin Hediyesi) adıyla yayımlanmıştır. Hikâyedeki karakterlerin asıl isimleri Della ve Jim’dir.


